|
BEŞİNCİ HİKÂYE
Sahâbe-i Kirâm'dan Hüzeyfetü'l-Yemânî (R.A.) Hazretlerinin, yine
sahabeden çok âbid ve salih olan ükayl isminde bir komşusu vardı. Bir
gün Hz. Peygamber Efendimizi (S.A.V) ziyaret kasdı ile Ukayl'in evine
gider. Görür ki, kabir gibi bir kuyu, kazıp, içine girmiş ve kefen gibi
bir de elbise giyerek, istiğfar ile meşgul olup ağlamaktadır.
Biraz sonra Hüzeyfe (R.A.) Rasûlü Ekrem Efendimize gelerek, Ukayl'in
ölüm hastalığına mübtela olduğunu haber verir. Efendimiz Hazretleri de
eshâb-ı kirâm'ı yanına alarak Ukayl'in evine teşrif ederler. Görürler ki,
ruhunu teslim etmektedir. Hemen kelime-i şehadet telkin buyururlar.
Fakat Ukayl'in dili dönüp bir türlü söyleyemez. Efendimiz Hazretleri
«Buna ne hal oldu ki, kelime-i şehadet söyleyemiyor.» deyince, eshâb-ı
kiram «Validesi O'ndan razı değildir. Başka bir günahını bilmeyiz.»
derler.
Hemen validesini oraya getirirler ve «Oğlunun hali nedir? Niçin razı
değilsin?» diye sorarlar. O da:
— Ya Rasûlallah! Oğlum âbid ve salih bir kimsedir. O hasta olunca, bir
miktar süt pişirip içmesi için getirmiştim. Anneciğim niçin içeyim ki,
Cenabı Hak âsiler hakkında «Ve sûkû mâen hamîmâ» ve «Serabîlühüm min
katrânin» buyurmuştur. Korkarım ki, ben onlardan oldum, diye içmedi.
Halbuki içmiş olsaydı, bir miktar yüreğim sükûnet bulacaktı. Bunun için
kalbim huzursuz oldu ve üzüldüm, der.
Cenabı Peygamber (S.A.V.) kadına biraz nasihat buyurur ve oğlundan tam
olarak razı olmasını temin eder. O anda Ukayl Hazretleri de tebessüm
ederek kelime-i şehadet söyleyerek ruhunu teslim eder.
* * *
|