|
CÜBBESİNİ VURDU
Hoca Merhum bir gece bakar ki, adamın biri bahçenin içinde ellerini -
kollarını açmış eve doğru bakıyor. Hoca Merhum bir hırsız olduğuna
kanaat getirerek içeri girmeye bile sabredemeden:
— Hanım çabuk, benim okla yayı getir, diye seslenir. Hocanın hanımı işin
farkında değildir. Hemen içerden yay ile oku getirip Hoca'ya verir. Hoca
kenarlardan adama biraz daha yaklaşıp vargücüyle yayı gererek oku
fırlatır ve göbeğinden vurduğunu anlayıp içeri girer, yorganı kafasına
çekip yatar.
Sabah namazına gideceği zaman bakarlar ki, hocanın cübbesi yok. Hanım
hemen hatırlar ve:
— Hoca Efendi, cübbeyi akşam yıkamış da ben sermiştim, sabaha kadar
kurusun diye der. Hanımından bu sözleri duyan Hoca hemen şükür secdesine
kapanarak «Şükürler olsun ya Rabbi» Diye dua etmeye başlar. Hanımı
Hocaya sorar:
— Hoca Efendi nedir bu sevincin yahu! Biz de bilelim de biz de
şükredelim, deyince Hoca Merhum şöyle der:
— Hatun görüyorsun cübbenin halini değil mi? Ortasında avuç içi kadar
yırtılmış. Ya ben içinde olsaydım halim nice olurdu?
* * *
|