|
TİMURLENK VE HOCA...
Timurlenk, ordusunda kullandığı fillerden bir tanesini hoca merhumun
bulunduğu köye gönderir ve arkasından da:
— Bu file elinizden geldiği kadar bakacak ve besleyeceksiniz, diye haber
yollar.
Fil köyde istediği gibi dolaşmakta, dilediği bağ ve bahçeden
beslenmektedir. Kimse çıkıp da:
— Bu nereden başımıza geldi. Timur ne yaparsa yapsın bunu köyümüzden
alsın, diyemez ama, için için de sızlanmalar yayılmaya başlar. En
sonunda köylüler bu işi gidip Nasreddin hoca ile beraber Timur'a
söylemeye karar verirler.
Bir hey'et teşkil ederek sultanın huzuruna çıkmak üzere yola düşen
köylüler, saraya yaklaştıkları zaman korkarlar ve geri dönerler. Hoca:
— Arkadaşlar etmeyin, eylemeyin, buraya kadar geldik. Ne olursa olsun
bir varalım dediyse de söz dinletemez.
Yalnız başına kalan hoca Timur'un huzuruna çıkar ama, içinden de «Gösteririm
ben size» der. Timur sorar hocaya:
— Hoca ne var, ne yok? Bir istediğiniz mi var, hayrola!? Hoca merhum:
— Sultanım, sağolun varolun, bizim köye bir fil gönderdiniz bizi memnun
ettiniz. Hele köylülerimiz filden çok memnunlar. Yalnız, şu kadarlık var
ki, hayvancağız yalnız olduğundan akşamları acı acı bağırıp duruyor.
Sizden isteğimiz, mümkünse onun eşini de göndermenizdir, der.
Timur tabii ki, hocadan memnun olmuştur:
— Peki hoca hazretleri, en kısa zamanda onun eşini de gönderirim siz hiç
merak etmeyin, der.
Hoca köye döndüğünde, köylüler merakla hocanın etrafını sararlar:
— Hocam mesele ne oldu? diye sorduklarında. Hoca için için gülerek:
— Müjdeler size! Hiç merak etmeyin pek yakında filin eşi de gelecek,
der.
* * *
|