|
KERAMET KAVUKTAN İSE SENİN OLSUN
Akşehir'de adamın birine bir mektup gelmişti. Adam:
— Bunu okusa okusa hoca okur, diyerek Nasreddin Hoca'ya getirdi.
Hoca merhum, baktı ki mektup Farsça:
— Ben okuyamayacağım, bir okuyan bul, deyip mektubu geri verdi. Adamın
suratı asılmıştı:
— Sen nasıl hocasın be!.. Bir mektubu bile okuyamıyorsun. Bir de tutmuş
hocayım diye başına sarık sarmışsın, diye söylenmeye başladı.
Hoca baktı ki, adamı susturmak imkânsız, hemen başındaki sarığı
çıkardığı gibi adamın başına geçirip:
— Al bakalım, şimdi sen oku!.. Keramet kavukta ise göster kendini,
diyerek adamı susturdu.
* * *
|