|
TAHYİR HADİSESİ
Esteizübillah, Bismillahirrahmanirrahim;
«Ey Habibim! Kendi zevcelerine söyle, dünya yaşayışı, dünya süsü ve
ziyneti istiyorlarsa, gelsinler, birkaç mal verip de kendilerine izin
veresin. Yok eğer Allah'ı ve O'nun Resulünü ve ahiret evini istiyorlarsa,
işte Allah aranızda iyilik eden kadınlar için, büyük mükâfat tedarik
kılmıştır.». (Sûre-i Ahzab, Âyet: 28-29)
Bu Ayet-i Celîle nazil olduğu zaman Hazreti Peygamberimiz, evvelâ
Hazreti Aişe radıyallahu anhâ validemize, meseleyi bildirmek üzere
teşrif ettiler. Ve şöyle buyurdular:
— Ey Âişe sana bir şey söyleyeceğim, ama bunun cevabını düşünüp
taşınmadan, hatta anne - babana dahi danışmadan vermeyeceksin.
Hazreti Âişe (r.a.):
— Buyur Ya Resûlallah! dedi.
Hazreti Peygamberimiz de, işte mealini yukarıya aldığımız Âyet-i
Kerimeyi okudu.
Hazreti Âişe validemiz:
— Ya Resûlallah! Ben anne - babamla daha evvel bu meseleyi konuşmuştum.
Şimdi tekrar konuşmama gerek yoktur. Ben Allah ve Resulünü ve ahiret
evini tercih ediyorum, dedi.
Daha sonra Peygamber Efendimiz:
— Ya Âişe ben meseleyi diğer arkadaşlarına da söyleyeceğim, fcu-yurünca,
Hazreti Âişe validemiz:
— Ya Resûlallah! Benim verdiğim cevabı onlara söylememenizi rica
edebilir miyim ? dedi.
Peygamberimiz de Hazreti Âişe'nin (r.a.) isteğine uyarak ondan aldığı
cevabı diğerlerine söylemedi. Fakat, Ezvac-i Mutahheratın tamamı aynı
cevabı verdiler. Ezvac-ı Tahirat dünya ile ahiret arasında muhayyer
kılındığı için bu hadiseye «Tahyir» hadisesi, Ayet-i Kerîmeye de Tahyir
ayeti denilmiştir.
* * *
|