|
BEHLÜL'E GÖRE ÜÇ KAFA
Behlül Dana Hazretleri, bir gün pazara üç tane kuru kafa getirerek
satmaya başlamış ve her üçüne de ayrı ayrı fiyat takdir etmişti. Bu
kafaları kaça satıyorsun diyenlere, birini bir paraya, birini on paraya,
birini de ağırlığınca paraya sattığını söyledi.
Behlül'ün bu tuhaf hareketlerini seyrederlerken biri dayanamayarak:
— Ey Behlül! Bunların üçü de kurumuş kafalar olduğu halde sen üçüne de
ayrı ayrı fiyat biçiyorsun. Bunların birbirlerinden ne farkı var ki?
dedi.
Behlül Dana Hazretleri, bundaki esrarı şöyle anlattı:
— Şu birincisi, taş kafadır. Bunun değeri hepsinden düşük. Çünkü hu hiç
nasihat dinlemez ve ihtiyaç da duymaz, ikincisi, yani on paralık kafa
ise nasihat dinler ama tutmaz... Bir tarafından girer öbür tarafından
çıkar. Bunun adı da boş kafadır. Üçüncüsü ise tam kafadır. Hem dinler,
onunla amel eder, hem de başkasına öğretir, İşte en kıymetli kafa budur.
Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum, dedi.
Tabii ki bunda anlayanlar için büyük hikmetler gizlidir. Velilerin
hareketi ilk nazarda tuhaf gibi olsa da o çok değerlidir aslında...
* * *
|